Toplumculuk
Her çeşit faaliyetin toplumun yararına olacak sekilde yürütülmesi görüşüdür. Sosyal ve ekonomik olmak üzere iki ayrı bölümü kapsamaktadir. Ekonomik görüş olarak mülkiyeti esas kabul eden fakat mülkiyetin millet zararına kötüye kullanılmasına karsı olan bir görüşü belirtir. Karma ekonomiyi ve stratejik, ekonomik faaliyetlerin devlet kontrolünde bulunmasını öngörür. Sosyal görüş olarak sosyal adalet düzeni, fırsat eşitligi, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlaşma teskilatı kurulmasını kabul eder.
Toplumculuk ilkesine göre; Türk milletinin sosyal teşkilatlanması altı sosyal dilim olarak gerçekleştirilecektir.Bu sosyal dilimler şöyle gerçekleştirilecektir:Köylü,İşçi,Esnaf, Memur, İşveren ve Serbest meslek sahipleri. Bugün işçi ve esnaflarımız arasındaki sosyal güvenlik sistemleri yetersizdir. Bu sebeple milliyetçi düzende altı sosyal dilimin sosyal hakları güvence altına alınacaktır. Böylece işçi sigortaları gibi esnaf, memur ve köylü sigortalarıda oluşturulacaktır.
Sosyal adaletin sağlanması için ilk koşul iktisadi demokrasinin gerçekleştirilmesidir. İktisadi demokrasi; millete bağlı sosyal dilimlerin iktisadi kararlarda söz sahibi olmasıdır. İktisadi demokrasiyi gerçekleştirmek için Türk milletini meydana getiren altı sosyal dilim üretim araçlarının sahibi ve ortağı yapılmalıdır. Tasarruf ve Yatırım mantığıyla kendi makinasını kendi yapan ve dışa bağımlı olmayan "fabrika yapan fabrikalar" kurulacaktır. Dışa bağımlı olmadan kurulan bu fabrikalar tüm üretim karını yeniden tasarrufa ve artımınıda yatırıma verecektir. Böylece hem yeni fabrikalar için sermaye yaratılacak hemde sosyal adaletin gerçekleştirilmesi için kaynak oluşturulacaktır. Milliyetçi düzende herkese hakkı kanun hakimiyeti altında verilecektir.
Altı sosyal dilim fabrikaların hisselerine sahip olunca; üretim araçlarının mülkiyetine, kâra ve iş yerinin yönetimine de katılmış ve ortak olmuş olacaktır. Bununla tam bir sosyal adalet sağlanmış olacaktır. Bu sistemle Türk milleti kendi iktisadi bütünleşmesini sağlayacaktır. Edirne'de ki işmiz ve köylümüz, Hakkari veya Kars'taki bir fabrikanın ortağı, Hakkarideki bir işçimiz Çanakkaledeki bir fabrikanın ortağı ve sahibi olacaktır. Böylece bütün vatandaşlarımız yurdun her yanındaki milli servete aynı ilgi ve alaka ile bakacak, milli serveti imhaya kalkışacak hainlere karşı bütün millet karşılarına dikilecektir.
Altı Sosyal dilimin eşit bir şekilde üretim araçlarının ortağı olması yeni bir sektörü doğuracaktır. Bu sektör "Millet Sektörü"dür.
Milliyetçi düzende Türk iktisadı, üçlü sektöre dayananan yeni bir karma ekonomi düzeni kurulacaktır. Bu sektörler, "Devlet Sektörü","Millet Sektörü" ve "Özel Sektör"üdür.
Devlet sektörü yeniden düzenlenerek milli kalkınmaya mani olan körükörüne devletçilik yerine modern ve milli çıkarlara uygun bir devlet sektörü oluşturulacaktır. Devlet, ağır harp sanayi,alt yapı hizmetleri, iletişim, ulaşım ve maden sanayi gibi kilit noktalardaki hizmeti görecektir.
Bankacılık, sigortacılık, iç ve dış ticaret hizmetleri bu üç sektör arasında koordineli bir şekilde paylaştırılacaktır.
İkiyüz yıldan beri kapitalizm ülkemizi kalkındıramamış ve bundan sonra da kalkındırması mümkün değildir. Komünizm ise baş düşmanımız, milli düşmanımızdır. Bu yüzden ülkemiz için en uygun sistem Dokuz Işıkçı Toplumcu iktisat sistemidir.
